Ünlü oyuncu Esin, popüler dizi Manifest‘teki performansıyla geniş kitlelerce tanınsa da, son dönemde sosyal medya üzerinden maruz kaldığı “linç” kültürü hakkında yaptığı açıklamalarla gündeme geldi. Özellikle görünüşü üzerinden yapılan acımasız eleştirilere ve vücut olumlamasına dair önemli mesajlar veren Esin, sanal dünyanın karanlık yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Toplumun güzellik algısının dayattığı kalıplara uymadığı gerekçesiyle hedef gösterilen Esin, kilosu ve makyajsız halleri üzerinden yapılan yorumlara karşı güçlü bir duruş sergiledi. Oyuncu, yıllardır hissettiği dışlanmışlığı ve bu durumun sanatıyla nasıl başa çıktığını içtenlikle anlattı.
Manifest Yıldızı Esin’in Açık Sözlülüğü
Esin, sosyal medyada karşılaştığı olumsuz yorumlara ve “linç” kampanyasına ilişkin sessizliğini bozdu. Instagram hesabından yaptığı paylaşımlarda, “Ben zaten çocukluğumdan beri yaşıtlarımdan farklı olduğum için hep eleştirilen bir insan oldum” diyerek, bu tür durumların kendisine yabancı olmadığını belirtti. Sanal zorbalığın boyutunu gözler önüne seren bu eleştiriler, Esin’in fiziksel görünümüne odaklanarak, onu “kilolu” veya “makyajsız” olmakla hedef alıyordu. Ancak Esin, bu saldırıların kendisine ne kadar ağır geldiğini, “Sanki sırtımda bir taş varmış gibi hissediyorum” sözleriyle ifade etti.
Çocukluktan Gelen Farklılık ve Sırtındaki Taş
Esin’in açıklamaları, çocukluğundan itibaren hissettiği “farklılık” hissinin ve bu durumun getirdiği eleştirilerin derin izlerini taşıyor. Sanatının ve oyunculuğunun, bu eleştirilerle başa çıkmasında kendisine bir tür kalkan olduğunu belirten oyuncu, “Eleştirildiğim her an daha çok sanatla ilgilendim, daha çok kendime döndüm, daha çok oyunculukla ilgilendim. Ve kendimi daha çok geliştirdim” ifadelerini kullandı. Bu durum, sanatın bir terapi ve özgüven kaynağı olabileceğinin çarpıcı bir örneği olarak öne çıkıyor.
Sanatla Gelen Güç ve Eleştirilere Yanıt
Oyunculuk kariyerindeki başarılarıyla adından söz ettiren Esin, eleştirilere rağmen pes etmediğini ve kendini sürekli geliştirdiğini vurguladı. Sosyal medya platformlarının iki ucu keskin bir bıçak olduğunu belirten Esin, “İnsanların neden böyle nefret yorumları attıklarını gerçekten anlamıyorum. Tamam beğenmeyebilirsin, bu senin en doğal hakkın. Ama neden nefret yorumları atmak zorundasın?” diyerek, internet üzerindeki anonimliğin getirdiği cesaretin insanları ne denli acımasız hale getirebildiğini sorguladı.
Tüm Kusurlarıyla Kendini Kabul Etmek
Esin, mükemmel olmadığını, herkes gibi kusurları olduğunu ve bu kusurlarıyla barışık yaşadığını açıkça ifade etti. Bu samimi duruşuyla, özellikle genç kadınlara ilham vermeyi hedeflediğini gösterdi. Oyuncu, “İnsanların kusurlu ve eksik olduğunu, hiç kimsenin mükemmel olmadığını, hatta mükemmeli kimin belirlediğini bile sorguluyorum” diyerek, toplumsal güzellik standartlarının dayatmacı yapısına meydan okudu. Esin, kendisine gelen binlerce olumlu mesajın bu tür olumsuz yorumların önüne geçtiğini ve motivasyonunu artırdığını da sözlerine ekledi.
Esin’in bu çıkışı, sosyal medyanın yarattığı baskı ve zorbalık kültürüne karşı önemli bir ses oldu. Ünlü oyuncu, kendi deneyimleriyle, insanların birbirine karşı daha anlayışlı ve saygılı olması gerektiği mesajını güçlü bir şekilde iletti.

