Sosyal medya fenomeni Ayşegül Eraslan‘ın 1 Mayıs 2024 tarihinde Mersin’de yaşanan şüpheli ölümü, magazin ve sosyal medya gündemine bomba gibi düştü. Genç fenomenin hayatını kaybetmesi ilk olarak intihar olarak duyurulurken, Eraslan’ın yakın arkadaşları bu iddiaları reddederek olayın bir “cinayet” olduğunu öne sürdü. Arkadaşları, Ayşegül’ün bir erkek arkadaşı tarafından şiddet gördüğünü ve nihayetinde hayatına kastedildiğini iddia ederek, olayın tüm detaylarının aydınlatılması için yetkililere acil çağrıda bulundu.
Mersin’deki apartmanının balkonundan düşerek hayatını kaybettiği bildirilen Ayşegül Eraslan’ın trajik vedası, sevenlerini ve takipçilerini derin bir yasa boğdu. Ancak, acı haberin yankıları sürerken, Ayşegül’ün en yakın arkadaşları Hazal ve Rukiye, sessizliklerini bozarak kamuoyunu şoke eden açıklamalarda bulundu. İki arkadaş, Ayşegül’ün intihar ettiğine inanmadıklarını, aksine hayatındaki A.A. isimli şahıs tarafından öldürüldüğünü iddia ederek, olayın seyrini tamamen değiştirecek yeni bir boyut kazandırdı.
Arkadaşlardan Şok Edici Cinayet İddiaları ve Kanıtlar
Hazal ve Rukiye, sosyal medyada yaptıkları paylaşımların yanı sıra Magazin Haberci’ye ulaştırdıkları bilgilerle, Ayşegül Eraslan’ın ölümünün intihar değil, A.A. tarafından işlenmiş bir cinayet olduğunu savundu. İki arkadaşın ortak noktası, Ayşegül’ün hayatında A.A. isimli bir erkeğin olduğu ve bu ilişkinin sürekli şiddet, tehdit ve baskı altında geçtiği yönündeydi. İddialara göre, genç fenomen, A.A. tarafından düzenli olarak fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalıyordu ve hayatı ciddi tehdit altındaydı.
Şiddet ve Tehdit Dolu İlişkinin Gölgesinde
- Ayşegül Eraslan’ın, A.A. tarafından daha önce defalarca fiziksel şiddet gördüğü, darp raporları da olabileceği belirtildi.
- Arkadaşları, Ayşegül’ün A.A.’dan ölüm tehditleri aldığına dair ellerinde somut kanıtlar olduğunu iddia etti. Bu kanıtlar arasında, A.A.’nın Ayşegül’e gönderdiği “seni öldüreceğim” içerikli tehdit mesajlarının ekran görüntüleri de bulunuyor.
- En çarpıcı delillerden biri ise Ayşegül’ün ölümünden kısa bir süre önce arkadaşlarına gönderdiği ses kaydı. Bu kayıtta, genç fenomenin büyük bir panik ve korku içinde “Beni öldürecek, beni öldürecek!” dediği açıkça duyuluyor. Bu ses kaydı, cinayet iddialarını güçlendiren en önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
- Ayşegül’ün, Ankara’dan Mersin’e A.A. ile olan sorunlu ilişkisinden kaçmak ve yeni bir hayat kurmak amacıyla taşındığı da iddialar arasında. Ancak bu taşınmanın da onu A.A.’nın şiddetinden kurtaramadığı belirtiliyor.
Hazal ve Rukiye, olay anında A.A.’nın Ayşegül ile birlikte evde olduğunu ve genç kadının balkonundan düşme olayının intihar değil, bir itme sonucu gerçekleştiğini kesin bir dille ifade etti. “Ayşegül asla intihar edecek biri değildi,” diyen arkadaşları, genç kadının hayata bağlı, geleceğe dair umutları ve planları olan neşeli bir kişilik olduğunu vurguladı. Onlara göre Ayşegül, hayatını kendi isteğiyle sonlandıracak motivasyona sahip değildi.
Kamuoyundan ve Sosyal Medyadan Adalet Çağrısı
Ayşegül Eraslan’ın arkadaşlarının bu şok edici iddiaları ve sundukları kanıtlar, kısa sürede sosyal medyada geniş yankı buldu. Binlerce kullanıcı, özellikle kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet vakalarının artış gösterdiği bu hassas dönemde, #AyşegülEraslanİçinAdalet etiketi altında birleşerek olayın tüm yönleriyle araştırılması için yetkililere güçlü bir çağrıda bulundu. Genç bir sosyal medya fenomeninin şüpheli ölümü, kamuoyunun vicdanını derinden yaralarken, adaletin tecelli etmesi için büyük bir beklenti oluştu.
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın, bu yeni ve ciddi iddialar ışığında derinleştirilmesi ve A.A. hakkındaki suçlamaların titizlikle incelenmesi bekleniyor. Ayşegül Eraslan’ın ölümünün ardındaki sis perdesinin aralanması ve sorumluların adalet karşısına çıkarılması için kamuoyu nefesini tutmuş, soruşturmanın seyrini yakından takip ediyor. Magazin Haberci olarak biz de bu davanın takipçisi olacağız.

